|
|
Su misali
geçen ömrünü düşündüğünde, doldurduğu, dolduramadığı,
yıllarca emek verip de dolamadığı yürekleri düşündü.
Keyfince akamadığı bentleri, arkları düşündü. Nasılda içten
dinlemişti o türküleri. Şimdi başını kaldırdığında
burnuna kadar sokulan bu tabelalarda ne yazıyor diye
kıvranıp duruyordu. Zamanı gelmişti eşeği Niğde’ye sürmenin.
|
|
MARKALAR SAVAŞI |
|
. |
|
|
Marka
değerlerini ölçen, izleyen ve bunu her yıl kamuoyu ile paylaşan
Interbrands adlı kuruluş 2005 yılı raporunu yayınladı. Listeye
girebilmek için şirketin aradığı en önemli koşullar; marka değeri en
az 2.1 milyar dolar, gelirinin üçte birini yurtdışı satışlardan
sağlaması ve en önemlisi mali bilgilerini kamuoyuyla paylaşarak
şeffaf bir yönetim sergilemesi gerekiyor.
Listedeki en çarpıcı değişimi ABD firmalarında görmek mümkün. 2000
yılında 63 marka ile temsil edilen ülke 2005 yılında marka sayısı
53. Büyük değişime büyük gerileme demek mümkün. 1950 yılından
itibaren uluslar arası büyük bir güç olan ABD’nin son yıllarda bu
kadar hızlı gerilemesinin nedeni üretilen mal ve hizmetlerin
teknolojik bilgi birikimini elinde tutumamasıdır. Bilginin yayılma
hızı ve yeniden üretme yeteneği artık kimsenin tekelinde değildir.
Özel alanlar hariç genel üretimin bir sorun olmaktan çıkıp dünyanın
herhangi bir yerinde üretilebiliyor olması büyük ekonomilerin en
temel sorunu olmaya devam edecektir.
Bu bağlamda ekonomi ile savaş arasındaki ilişki üzerine çok şey
söylemek mümkün. İnsanlık tarihi her elli yılda bir dünyayı değişime
zorlayan savaşlar yaşamıştır. Amerikanın bu günkü dünyaya karşı
saldırgan ve uzlaşmaz tavrını birazda böyle değerlendirmek sanırım
abartı olmaz. Daralan pazar paylarının ve sürekli yoksullaşan geniş
nüfus kitlelerinin tüketime katılamamaları büyük ekonomiler ve
gelişmekte olan ülkeler için büyük tehlike oluşturmaktadır. Satışla
taçlandırılmamış bir üretimin herkese yıkım getireceği gerçeği
önümüzdeki yüzyılda insanlığın önündeki en büyük tehlikedir.
Araştırma sonuçları başka bir gerçeği de ortaya çıkartıyor. Dünyada
yükselen anti-amerikanizm dalgasına karşın tüketicilerin amerikan
markalarına olan tutumları değişmiyor. Bu da markaların ne kadar
gündelik hayatımıza hükmettiğini, aslında onlarında aramızda yaşayan
canlı organizmalar olduğu gerçeğini bir kere daha göstermektedir.
Siz istediğiniz kadar protesto için üstünde hoplayıp zıplayın eğer o
marka temel bir ihtiyacı karşılıyorsa homo economicus onu tercih
ediyor. Son dönemde dünyada yükselen protesto dalgalarında bu
sahneleri görmek mümkün ama en güzel ramazan sofraları da o markalar
tarafından kuruluyor. Tüketiciler ürünün menşeini bilmesine rağmen
marka ile ülke politikaları arasında güçlü bir bağ kurmuyor. Bu
cümleyi özellikle bundan fayda sağlayacağını düşünen yerel markalar
için önemli bir uyarı olarak görüyorum.
Markalar merkez ülkelerin çocukları mı? Sorusuna hem evet hem de
hayır demek mümkün. Evet, çünkü; marka pazarda ilk olmak, ülkesinin
ekonomik ve yayılmacı ruhunu arkasına almanın ötesinde, pazarlama
stratejileri yaratmak ve buna uygun eylemekle gelişen bir olgu.
Hayır çünkü; bütün bunların dışında çevre bir ülkede bir dünya
markası yaratmak mümkün.
Bunun en çarpıcı örneği ise Samsung (G.Kore). Küçük ve global
pazarlara uzak bir ülkenin bir şirketi, 2000 yılında 5.22 milyar
dolar olan marka değeri 2001 yılında 22. sıra atlayarak 6,37’a, ve
2005 yılında değeri 14.95 milyar dolarla 20. sıraya yerleşiyor. Bu
değişim oranı %186. Şimdi herkes bu gücün arkasındaki gündeme,
geleceğe, müşteriye odaklanmanın, farklı bir tonda konuşmasının
gizemini çözmeye çalışıyor. Güney Kore 2000 yılında Samsung ile
temsil edilirken; 2005’de Hyundai ve LG de lige katılıyor. Bunların
toplam marka değeri ise 21.081 milyar dolar. Bu yıl listeye sürpriz
isim katıldı. İspanyolların giyim markası Zara listeye 3.730 milyar
dolarla 77. sıradan girdi.
Son yıllarda interbrands listesine zoraki de olsa giren internet ise
bütün hızını ve cazibesini ortaya koymaya devam ediyor. Google 38.
sırada ve marka değeri 8,461 milyar dolar , google, ebay, yahoo!,
amazon.com’un toplam marka değeri 23,666 milyar dolar. Bu değer
dünyanın çok büyük ve köklü markalarını liste dışına itmesine neden
oldu. Bu da internetin gelecekte hayatımızda ne kadar önemli yer
kaplayacağının temel işareti. |
|
|
|
Ülkelerin
Sahip Olduğu Marka Sayısı |
2005 |
2000 |
|
Amerika
(ABD) |
53 |
62 |
|
Almanya |
9 |
7 |
|
Japonya |
7 |
6 |
|
Fransa |
7 |
3 |
|
İsviçre |
6 |
3 |
|
İngiltere |
4 |
6 |
|
İtalya |
4 |
3 |
|
Hollanda |
3 |
2 |
|
Güney Kore |
3 |
1 |
|
İsveç |
1 |
3 |
|
Finlandiya |
1 |
1 |
|
İngiltere/Hollanda (Shell) |
1 |
1 |
|
Bermuda (Bacardi) |
- |
1 |
|
İspanya
(Zara) |
1 |
- |
|
Danimarka (Carlsberg) |
- |
1 |
|
|
100 |
100 |
|
|
|
|
SEKTÖRLER |
Marka
Sayısı |
Toplam
Marka değeri |
|
Yazılım,
Bilgisayar Servis, Bilgisayar Donanım, İnternet |
16 |
270,029 $ |
|
İçecek,
Alkol, Sigara |
9 |
136,878 $ |
|
Otomotiv |
12 |
121,546 $ |
|
Finans |
9 |
99,442 $ |
|
İletişim
Ekipmanı, Elektronik |
10 |
83,427 $ |
|
Çeşitli,
Taşıma, Makine, Enerji, Mobilya |
7 |
83,178 $ |
|
Lüks, Spor
Giyim, Giyim |
15 |
78,467 $ |
|
Restoran,
Gıda |
10 |
72,941 $ |
|
Kişisel
Bakım, İlaç |
9 |
62,203 $ |
|
Eğlence,
Medya |
3 |
36,954 $ |
|
TOPLAM |
100 |
1045,065 |
|
|
|
|
Buradan
çıkan sonuç; pazarlama stratejilerinin gücü ve reklam büyüsünün
devam ettiğidir. |
|
NOT:MARKALARIN SEKTÖREL DAĞILIMINI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.
Kemal ÇİFÇİ
Reklam Danışmanı
31 Aralık 2005 ANKARA
|
|
Kaynak:
http://www.interbrand.de/d/home_d.asp
http://www.interbrand.com/home.asp
|
|
©
Metinler İzin Alınmadan Kullanılamaz. |
|